31 Mart 2013 Pazar

Markus Zusak - HİÇ


İşte size yeni tanıtacağım kitap 'HİÇ'  , kitap kapağındaki hiç yazısı üzerindeki tasarım fena değil ama kapağın geri kalan kısmının tasarımı, bana Adam Fawer'ın 'Olasılıksız' romanının kapağını hatırlattı. Olasılıksız'ın tanıtımı için Tık Tık , gördüğünüz gibi fazlaca esinlenilmiş:) her ikisinin kahramanının da iskambil kağıtlarıyla olan ilişkisi ise ayrı bir konu ama neyse ki konuları farklı.
Şöyle ki 'Hiç' asla bir 'Olasılıksız' olamaz. Çünkü Hiç bir hiç ve Olasılıksız olması da olasılıksız. Tam da duygularımı özetleyen bu cümleyi nasılda kurdum bilemiyorum ama güzel oldu. Aslında Hiç'i blogda tanıttığım Adam Fawer kitaplarından da önce okumuştum. Merak uyandırıyor mu? Eveeeeet. Konusu güzel mi? Evet. Akıcı mı? Evet. Kişisel gelişim açısından faydalı mı? Evet. Peki ama kötü olan yanı ne? dediğinizi duyar gibiyim.
Şöyle açıklayayım. Benim gibi derinliği olan kitapları okumayı seviyorsanız, sizi kesmeyebilir. Çevirisini de çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim, dili zayıf. Ya çeviriden ya da orijinalinden kaynaklanan bazı anlatım bozuklukları var. Dizgide de yer yer hatalar var. Ama bütün bunları gözardı edebilirdim lakin roman anlamlı bir sonuca ulaşmış olsaydı. Kitap bittiğinde maalesef mutlu etmedi beni. Bir şeyler havada kaldı sanki. Anlamlandıramadım. Heyecanlandırdı, sürükledi, bütün olumsuz yönlerine rağmen konu güzeldi ve içine çekti. Ama sonra sanki yazar da ne yapacağını bilemedi:) konuyu anlamlı bir noktada toparlayamadı. Hani 'Lost' dizisini seyredenler bilir. Sezon sezon güzel güzel, hep bir heyecan, hep bir  merak, sonra ne oldu. Ben hala " ne oldu " anlayamadım. Hadi diziyi anlıyorum. Çünkü izlenme oranı çok yükseklere çıkınca, diziyi bitirmek istemiyorlar. Bir taraftan yazıp bir taraftan çekiyorlar. Orantısız bir şekilde ilerleyen dizilerde kontrol de devre dışı kalıyor. Oysa romanın çatısı, iskeleti belli, daha sağlam ilerlemesi gerektiğine inanıyorum. Hikayedeki boşluklar beni ya da benim gibi okuyucuları rahatsız edebiliyor. Bu da o romandan alacağımız keyfi azaltıyor. Hiç, fena bir roman değil. Sıkıcı değil kesinlikle, gündelik, kafa dağıtmak için okunabilir kitaplardan. Ben çok beğenmesem de beğenen arkadaşlarım da vardır mutlaka. Ben naçizane fikirlerimi paylaştım. Umarım bu fikirler roman okuru arkadaşlarıma ışık tutar. Sevgilerimle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder