30 Kasım 2014 Pazar

KRISTIN HANNAH - UZAK KIYILAR



Merhabalar,

Kristin Hannah Uzak Kıyılar kitabında, bir çok kadının içine düştüğü gel gitlere yer verirken. Bir erkeğinde gözünden bakabilmiş bu kitabında. 

Herhangi bir sürprizi olmayan bir kitap ama insanı mutlu ederken bir şeyler öğrettiği de kesin. 

Klasik bir amerikan ailesi, anne baba ve çocuklar. Yılların eskittiği ve eskitemediği duygular. Her ailede yaşanabilecek zorlu günler ve bir insanın kendine olan yolculuğu, kendini gerçekleştirebilmenin önemi güzel işlenmiş bu kitapta. 

Bazılarına sıkıcı da gelebilir fakat mutlaka bir çok kadın kendinden bir şeyler bulacaktır ve bu da onlara faydalı olabilecek kişiye iyi gelecek bir roman bence. 

Tatlı ve sürükleyici ama bir "Kış bahçesi" değil ya da bir "Gerçek Renkler" , onları daha çok sevdiğimi belirtmeliyim ama yine de Kristin Hannah ın her romanını severek okuyorum ve bunu da diğerleri gibi tavsiye ediyorum. 

Kitabın arkasında ise şöyle bir yazı var,

Gerçek mutluluk, hayal kırıklıklarından ders almayı öğrenmekte gizlidir.

Elizabeth ile Jack üniversite çağında aşk yaşayıp genç yaşta evlenir, kısa bir süre sonra iki çocuk sahibi olup ailelerini genişletirler. Yirmi yılı aşkın bir süre sonra dışarıdan bakıldığında hâlâ kusursuz bir çift gibi görünseler de aslında birliktelikleriyle ilgili kendilerine bile itiraf edemedikleri ciddi sorunları vardır. Jack yıllardır kariyer hedeflerinin peşinden gidip tüm ülkeyi dolaşmış, Elizabeth de ailesini bir arada tutmak için hayallerinden vazgeçip kendini tamamen kocasına ve çocuklarına adamıştır. Ancak bugüne kadar hep kaçtıkları kırılma anı artık çok yakındadır. Elizabeth uzun yıllar boyunca yaptığı tüm tercihleri, evliliğini ve genç bir kızken gerçekleştirmek istediği arzularını düşünmeye başlar ve hem kendisini hem de kocası Jack'i şaşırtan bir kararla hayalini kurduğu kadına dönüşebilmek için harekete geçer. Elizabeth'in çıktığı bu içsel yolculuk aynı zamanda ailesinin de kaderini belirleyecektir…

"Kristin Hannah bir türlü yüzleşemediğimiz sorunları önümüze seriyor ve onları görmemizi sağlıyor. Evliliği, aile olmanın sorumluluğunu ve hayal kırıklıklarını anlatan enfes bir roman…" 
-Library Journal-

"Mutluluğun ancak bedel ödenerek kazanılacağını anlatan ve hepimizin hayatının merkezindeki sorunları irdeleyen hem hüzünlü hem de neşeli bir hikâye." 
-Publishers Weekly-

"Uzak Kıyılar en hassas duygularınıza hitap ediyor ve sizi film tadında bir yolculuğa çıkarıyor. Mutlaka okumalısınız." 
-Eileen Goudge-

"Nadir bulunan bir hikâye… Bu kitabı okuyan herkes Elizabeth'e bakınca kendisini görecek." 
-Adriana Trigiani-


28 Kasım 2014 Cuma

ECOLOOLS AIRBRUSH CONCEALER - KAPATICI UYGULAMA FIRÇASI

Merhaba,

bugün tanıtmak istediğim ürün ecotools kapatıcı fırçası, 

Fotoğrafları ilk aldığımda çekmiştim. Görüldüğü gibi gratisten almıştım ve uzun zamandır da hemen her gün kullanıyorum.

Kesinlikle çok kullanışlı olduğunu belirtmeliyim. Benim için doğru düzgün bir makyajın vazgeçilmezi oldu. 

Özellikle katı kıvamlı kapatıcıları uygulamak çok kolaylaşıyor. Çok güzel yedirip dağıtıyor. Fırça izi bırakmıyor. Kıl dökmüyor. Ucu sivrildiği için kirpik diplerine de istenildiği ölçüde yaklaşabiliyor. Herkesin elinin altında olması gereken bir fırça olduğunu düşünüyorum.

Fiyatı da tam olarak hatırlayamasam da makul bir şeydi. Çok severek kullandığım bu fırçayı sizlere de tavsiye ediyorum.


26 Kasım 2014 Çarşamba

BİTENLER



Evet yine yeni bir bitenler yazısı ile karşınızdayım. 

Evde kutu kutu fazla sayıda çöp biriktirmeyi sevmediğimden yaklaşık olarak her 10 ürün bittiğinde bir bitenler yazısı yazıyorum. Böylece üzerinden fazla zaman geçmeden de ürünler ile ilgili yorumlarımı yazmış oluyorum. Lafı fazla da uzatmadan ürün yorumlarıma geçeyim.

1. İnci tozu sabunu, kesesiyle uygulanan bu sabundan pek de bir şey anlamadım. Bazı güzellik salonları ve doğal ürün satan yerlerde bulunan bu sabunun çok faydalı olduğunu düşünmüyorum. Bir daha alacağımı sanmıyorum.

2. Sensodyne diş macunu, her zaman severek kullandığım bir marka. Yine aldım.

3. Prokudent med diş macunu, rossmann da satılan bu markaya da bir şans verdim ama olmadı. Sevemedim.

4. Adore Eyeart pure Aqua lenslerim, süresi doldu. Yenisini aldım.

5. Lush, Tea Tree Water, güzeldi. İçeriğinden dolayı dahat kullandım ama etkili mi? Ben bir faydasını göremedim. Bir daha alacağımı sanmıyorum.

6. Mini Kolonya, çantamda her zaman bir tane bulunduruyorum. Bunu çok sevmemiştim. Şu an English home çanta boyunu kullanıyorum.

7. Fruit Kids down under şampuan, kokusuyla da yapısıyla da saçlarımda bıraktığı yumuşaklıkla da severek kullandığım bir şampuandı. Şu an başka şampuanlarım denenmek için sırada bekliyor ama bir gün tekrar alabileceğim bir şampuandır kendisi.

8. Fresh Care Aqua Lens solüsyonu mini boy, denedim ve beğendim. Aslında sürekli kullandığım bir marka var ama bu solüsyon da beni hiç rahatsız etmedi. Daha sonra büyük boyunu deneyebilirim.

Geriye kalan ürünlerin ise dördü de ruj. Çoğu artık numaraları ya da isimleri silinmiş eski rujlar o nedenle markaları dışında tek söyleyebileceğim nude tonlarda oldukları. Bu rujlar çok uzun zamandır elimin altında duruyorlardı. Hepsinin de içinde çok az kalmıştı bende küçük çaplı bir bitirme projesiyle onlardan kurtulmaya karar verdim. Zaten şu anda markalar yapı olarak da renk olarak da daha güzellerini üretiyorlar o nedenle bu rujlar hakkında daha çok bilgi verme ihtiyacı da hissetmiyorum. Benim bitirdiklerim bunlar.  

Sevgilerimle...

23 Kasım 2014 Pazar

NEUTROGENA VİSİBLY CLEAR - HIZLI ETKİLİ SİVİLCE JELİ


Merhabalar, 

Neutrogena hızlı etkili sivilce jelini uzun bir süredir kullanıyorum. Sebebi aydan aya beli dönemlerde çıkan küçük sinir bozan sivilceler elbette. 

Çok fazla olmasa da iyileşmesi nedense biraz uzun sürüyor bende sanırım cilt yapımla ilgili bir durum. Çünkü karma ama hassas bir cilde sahibim. Bir süre önce Neutrogenanın bu sivilce jelini keşfettim ve denemeye karar verdim. Çünkü üzerinde sadece 4 saate kadar sivilcelerin büyüklüğünün ve kızarıklığının azalmasına yardımcı olduğu yazıyordu. Bunun yanında da içeriğindeki sivilce karşıtı bileşenler ile tıkanmış gözeneklerin açılmasına da yardımcı oluyordu. 

15 ml lik küçük bir tüpteki bu jeli ben zaman zaman kullanmak üzere dolabımdan eksik etmiyorum. Çünkü hakikaten sivilcelerin sönmesine destek oluyor. Daha hızlı iyileşiyor ve önleyici olduğunu da düşünüyorum. Ayrıca küçük olduğu için taşıması da kolay. Çantanıza atıp sivilce çıktığını ya da çıkacağını hissettiğinizde o bölgeye çabucak da uygulayabilirsiniz. Tüpün ağız kısmı ince uçlu bu da elinizi sürmeden uygulamanızı sağlıyor ki bence bu da çok önemli bir ayrıntı. 

Günlük kullanıma uygun olan bu jeli sabah ve akşam göz çevresi hariç kızarıklıkların üzerine uygulayabilirsiniz. Oldukça pratik hızlı çözüm üreten bu jelden memnun kaldım ve sizlere de tavsiye ederim.

Sevgilerimle...

21 Kasım 2014 Cuma

KIKO - OJE - ÇİKOLATA KAHVE


Merhaba, bugün sizlere tanıtmak istediğim ürün fotoğrafta görmüş olduğunuz kiko markasına ait tam olarak bir çikolata kahvesi renginde olan 323 numaralı oje. 

Evet Kiko ülkemizde satışı olmayan bir marka ama artık hemen herkes istediği ürüne bir şekilde ulaşabiliyor diye düşünerek bu markanın ürünlerini tanıtacağım. Kiko ojelerinin bence en güzel tarafı renk skalası, istediğiniz rengi işte tam da bu diyerek bulmanızı sağlıyor. Renkler çok ama çok başarılı. Ben kahverengini ve tonlarını günlük hayatımda sıkça kullanan biri olarak kahverenginde istediğim tonda ojeyi Kiko da buldum. 

Rengin gün ışığındaki duruşu böyle. Işıksız ortamda ise daha bitter bir tonda. Şişede görünen rengi tek katta tam veriyor. İki katta bir tık daha koyusu oluyor ki bendeki 2 kat uygulanmış hali.

Çabuk kuruyor, bu en güzel tarafı ve çabuk soyulma yapmıyor. 

Kötü yönü ise kokusu. İnanılmaz derecede ağır kokuyor. Sürerken bayılacağım sandım. Çabucak sürüp evi havalandırmak gerek. Fazla solumamak ya da daha havadar ferah bir alanda uygulamakta fayda var. 


Herkese sevgilerimle...

19 Kasım 2014 Çarşamba

ÇEKİLİŞ VAR!

Blogumu açtığımdan beri ilk kez bir çekiliş düzenlemeye karar verdim. Geçtiğimiz yıl hayatımın en güzel yılı oldu. Gelecek yılın da yine bu yıl gibi güzel bir yıl olmasını dileyerek yeni yıl için kendimce bir hediye paketi hazırladım.İçerisine kitap, defter ve bazı kozmetikleri ekledim. Bu paket yılbaşına 1 hafta kala aşağıdaki koşulları sağlaması durumunda takipçilerimden birine gidecek. Herkese bol şans dilerim.




Şartlar

1. Blogumu bloglovin ve g+ üzerinden takibe almanız.
2. @tazeseyler instagram hesabımı takibe almanız
3 İnstagram hesabımdaki çekiliş fotoğrafını kendi instagram hesabınızda @tazeseyler ve #tazeseylerblogcekilis etiketiyle paylaşmanız. 

* Ayrıca sayfama katıldım şeklinde yorum bırakmanıza gerek yoktur.
* Çekilişim malesef yurtdışına kapalıdır.
* Kapalı profiller çekilişe dahil edilmeyecektir.
* Kargo ücreti bana aittir.

Çekiliş şartları bu kadar. Gelelim paketimin içindekilere;
1. Kitap - Sufinin Yolu- Mevlana Celaleddin Rumi
2. Küçük boy kareli defter
3. Alix Avien kırık beyaz oje 61 numara
4. Pastel Star Lips ruj 501 melissa
5. Rival De Loop Concaelar
6. Marks&Spencer incir özlü vücut losyonu
7. Lionesse Tekli takma kirpik
8. Puraderm köpüren maske
9. Johnsons baby bebe şampuanı
10. Nascita ayak parmaklarına oje sürmeyi kolaylaştıran sünger ayraç

Benim söyleyeceklerim bu kadar eğer atladığım bir şey varsa söylemek ya da sormak istediklerinizi yorum kısmına yazabilirsiniz.

Sevgilerimle...

16 Kasım 2014 Pazar

ANKARA'DA PİZZA KEYFİ

Merhaba arkadaşlar, 

bugün sizlere tavsiye edeceğim restoran küçük bir pizzacı. 



İsmi Pizzacı Altan, pizza yapmayı İtalya da öğrenmiş ve daha sonra Ankara'da Tunalı Hilmi Kennedy caddesinde küçük bir dükkan da pizzalarını satmaya başlamış. 

Gerçekten de İtalyan pizzalarının aynısı diyebilirim. Son derece lezzetli ve doyurucu. Zincir pizzacılardan yediğim pizzalardan çok daha keyifle yedim. 

Fiyatları da uygun pizzalar 14-15 TL arası değişiyor. Pizzalar diyorum çünkü farklı yiyeceklerde var. Ama benim tercihim kesinlikle pizza olur. 

Mekan küçük olduğu için en çok 7-8 masa var. Yakın yerlere eve servis de veriyorlar. 

Unutmadan yemek sonunda çay ve kahve ikramları var. Ve onların yanında da çikolata ve enfes kurabiyelerinden ikram ediyorlar. Tabi şansınız varsa henüz bitmemişse. 

Adresi, john f. kennedy caddesiAnkara, Türkiye

Ankara'da yaşayanlar ya da yolu bir şekilde Ankara'ya düşenlere tavsiye ediyorum.

Sevgilerimle...

Fotoğraf Alıntıdır.

14 Kasım 2014 Cuma

DOĞUM ÇANTASINDA NELER OLMALI?

Merhaba arkadaşlar,

Bugün paylaşmak istediğim konu Miniğim ve Ben kategorisinde. Bu yazı doğuma hazırlık yapan anneleri ilgilendiriyor. Bebek bekleyen anneler, özellikle de benim gibi ilk kez anne olacaklar genellikle  her gün kafalarında bir çok soruyla tatlı bir telaşe içerisinde oluyorlar . Onlar için her şey muamma, ne yapmalı nasıl etmeli. O mu doğru bu mu doğru. Ama malesef taze anneler bebekle ilgili konular söz konusu olduğunda tek bir doğru yok. Ben 4.5 ay önce doğum yapmış biri olarak deneyimlerimi paylaşacağım. Umarım işinize yarayan bilgiler bulacaksınız.

Doğum çantasında neler olmalı?



Kendiniz için

* Gecelik ve sabahlık (Mevsime uygun olmalı ve en az 2 adet olmalı. Pijama demiyorum çünkü kontroller de zorlanabilirsiniz. Ben pijama aldığım halde kullanamadan geri getirdim)

* Terlik (Kullanımı kolay bir terlik olmalı. Öyle parmak arası filan değil. Bir çırpıda ayağınıza takabileceğiniz türden. Bir de tavsiyem ucuz bir şey olsun ki eve dahi getirmenize gerek kalmaz. Ne de olsa hastanede giyildi)

* İç çamaşırı (En rahatından, pamuklusundan 3-4 adet külot olsa yeter sanıyorum. Ben 2 adet kullanmıştım. emzirme sütyeni ise 2 adet yetecektir)

* Ped (Gece için olanlardan tercih etmenizi öneririm. 1 Paket yetiyor)

* Çorap (2 çift yeter)

* Makyaj çantanız (Fotoğraflarda çirkin çıkmak istemezsiniz)

* Tarak,Toka,Loğusa tacı

* Fotoğraf makinesi, telefon, şarj aletleri

* Hastane çıkışında giymek üzere temiz ve rahat bir kıyafet

* Göğüs pedi (2-3 çift yeter)

* Göğüs pompası ve anne memesine yakın başlı bir biberon (sütünüz hemen gelmeyebilir. Ya da bebeğinizin emme refleksi henüz gelişmemiş olabilir)

* Şampuan, diş fırçası, macun ve yüz yıkama jeli gibi temizlik malzemeleri (Eğer özel hastanede olacaksa kendinize ait bir banyonuz oluyor ve doğumdan sonra ılık bir duşla rahatlamak isteyebilirsiniz)

* Deodorant ve vücut kremini özellikle önermiyorum. Yeni doğan bebeğinize kendi vücut kokunuzla sarılın ve onu zararlı maddelerden koruyun.

* Havlu (hastane odanızı önceden gezdiğinizde ihtiyaç olup olmadığını öğrenebilirsiniz. Ama yine de ben kendi havlu mu kullanmayı tercih etmiştim. Hatta yaz aylarına denk geldiği için peştamal hem çabuk kuruduğu için hem de az yer kapladığı için tercihim oldu)

* Bütün her şeyi içine koyabileceğiniz kabin boy büyüklüğünde bir valiz


Bebeğiniz için

* Hastane çıkış seti (Eğer kapsamlı yani içinde çok parçası olanlardan aldıysanız 1 takım yetiyor)

* Battaniye (Mevsime uygun olacak şekilde, eğer hastane çıkışınızda 1 battaniye varsa ek olarak 1-2 tane daha alın. Bebeğin altına ayrı serip üstüne üşümesin diye 2 kat yapmak isteyebilirsiniz)

* Yeni doğan bezi (10 tane falan yetiyor. Ben bez tercihimi Prima Pampers Premium care den yana kullanmıştım)

* Yenidoğan için ıslak mendil (şüphesiz en güzeli ve doğal olanı unibaby)

* Pişik kremine gerek yok. Çünkü bebeğiniz doğar doğmaz pişik olacak değil. 

* Fazladan bir bebek çorabı ve eldiveni ve şapkası alınabilir. Çünkü yenidoğanlar çok üşüyor.

* Bebeğinizi hastaneden çıkarıp eve götürene kadar taşıyabileceğiniz anakucağı ya da portbebe.


Şimdilik benim aklıma gelenler bunlar. Eğer hatırlayamadıklarım varsa lütfen yorum kısmına eklemelerinizi yapın. Umuyorum ki bebeğine kavuşmaya hazırlanan taze annelere yardımcı olacak bir yazı olmuştur. 

Sevgilerimle...

12 Kasım 2014 Çarşamba

FRESH LINE - SABUN - ÇİLEKLİ PASTA


Merhaba arkadaşlar,

Bugün inceleme yazısını yazacağım ürün Fresh line markasına ait olan sabunlardan biri. Şekil olarak çilekli pastaydı ve ben de o muazzam görünüşüne dayanamayıp bir dilim almıştım o pastadan.


Fakat son zamanlarda başka bir alışveriş için uğradığımda bebekler için verdikleri sabunla bunun aynı olduğunu farkettim yalnızca içerisindeki meyve parçacıkları yoktu ama koku ve yapı olarak hemen hemen aynısıydı. 

Zaten bu sabunda hassas ciltlere uygun olan bir sabun. Çok fazla bir temizleme görmedim. Özellikle makyajlı cildi temizleyecek türden bir sabun değil ama hassas ciltler banyo sabunu olarak kullanabilirler onun dışında sabahları da yüzünüzü benim gibi yıkayan biriyseniz tavsiye edebilirim çünkü kurutmuyor kokusu ve yapısı da yumuşacık. 

Ben bir sonraki alışverişimde aynı sabundan almadım çünkü o kadar güzel ve farklı seçenekler var ki insan hepsini denemek istiyor. Sonraki yazılarımda onlara da yer vereceğim ama şimdilik bu kadar. 

Peki sizin Fresh line dan kullanıp tavsiye edebileceğiniz ürünler neler? 
Yorumlarınızı bekliyorum. 
Sevgilerimle...

11 Kasım 2014 Salı

ESSENCE - ALLIK FIRÇASI


Merhaba arkadaşlar, 
bugün sizlere tanıtmak istediğim ürün essence in allık fırçası. 


Bu fırçayı alırken çok da bir beklentim yoktu açıkçası. Hem görünüşünün güzelliği hem de uygun fiyatıyla ilgimi çekmeyi başardı. 

İki rengi vardı. Mor ve pembe. Allıkların genelde pembe ve benzer tonlarda renklere sahip olduğunu düşünürsek pembenin daha temiz bir görünümde kalacağını düşünerek renk tercihimi pembeden yana kullandım. 

Sentetik parlak pembe kıllara sahip olan bu fırça şekil olarak açılı bu yüzden uygulaması çok pratik, boyutu da ufak, bu özelliği de onu makyaj çantaları için kullanışlı kılıyor. 


Ben bu fırçayı allık yanında kontur uygulamaları için de kullanıyorum. Hatta kontur için çok daha kullanışlı diyebilirim. 

Aldığım günden beri ki neredeyse 1 yılı geçti hemen hemen her makyajımda kullanıyorum ve buna rağmen tek bir kıl bile dökmedi. 

Eğer uygun fiyatlı bir fırça arayışındaysanız, ya da makyaj çantasına sığacak boyutta bir allık fırçası istiyorsanız essence markasına ait olan bu fırçayı tavsiye ediyorum. 

Essence ürünlerini Gratis ve Rossmann mağazalarında bulabilirsiniz. Sevgilerimle...

10 Kasım 2014 Pazartesi

DİNG DONG! BİTENLER

Herkese mutlu ve güzel bir hafta diliyorum. Bugün yeni bir bitenler yazısı ile karşınızdayım. Bitenler yazılarını çok seviyorum. Hem diğer bloglardan okumayı hem de yazmayı. Çünkü çok faydalı buluyorum. Sebebine gelecek olursam elimdeki bitmiş ürünleri kullanıp toplu halde gözden geçirmemi sağlıyor. Hem sizi bilgilendirmiş oluyorum hem de yarım kalan ya da bir köşede bekleyen azıcık kalmış ürünleri kullanıp bitirmiş ve yeni ürünleri kullanmaya kendimce hak kazanmış oluyorum. Çünkü bu benim için neredeyse bir kural ürün bitirmeden ürün açmıyorum. Bayatlamasından ve etrefta ürün dağınıklığından hoşlanmadığımdan elbette. Gelelim bugünün bitenlerine.

1. Datça markalı organik bal ve badem özlü duş jeli, bu duş jelini hamileliğim boyunca çok güzel kullandım. Hem içeriği çok güzeldi hem de kokusu. Hamileliğim boyunca böyle temiz içerikli ürünler kullanmaya ayrı bir özen gösterdim. Sevdim.

2. Lilibe Disk Pamuk, Rossmann larda satılan bu marka pamuklara da elimdeki benri pamuklar bittiğinde bir şans vermiştim ama o şansı hemen geri alıyorum. Dikişsiz olduğu için hemen dağılıyor. Yapısını da sevmedim. Ben her zamanki pamuklarımla yoluma devam ederim. Sevmedim.

3. Chanel Allure Sensuelle Parfüm, Çok severek kullandım. Chanelin bütün kokularını severim. Kesinlikle çok çok iyi ve kalıcı parfümleri olan bir marka ama Allure bambaşka birşey. Her zaman severek kullanacağım bir parfüm. Çok sevdim.

4. Rebul Kolonya Lavanta, Rebul kolonyalarının güzelliğini herkes bilir özellikle de rebul lavanta neredeyse ayrı bir marka. Lavanta çok keskin gelmesine rağmen severek kullandım. Hatta zaman zaman evin içinde oraya buraya serpiştirdiğimde oldu. Sevdim

5. Cala Makyaj Temizleme Mendili, ben cala marka mendilleri seviyorum. bu biten salatalıklısıydı. Kokusu eh işte çok da güzel sayılmaz. Makyajı da öyle aman aman temizlemiyor fakat ben zaten makyajımı önden bununla silip sonrasında temizleme jeli ile yıkadığım için çok da farketmiyor. Gözleri yakmaması da güzel yönlerinden biri. Ayrıca ambalaj tasarımı da hoşuma gidiyor. Sevdim.

6. Lirene derinlemesine temizleyici killi maske, cildimi biraz fazla kurutuyordu o yüzden arada bir kullandım . Çok da sevdiğimi söyleyemeyeceğim.

7. The Body Shop, günlük nemlendirici krem for men, ben aslında bunu eşim için almıştım ama kendi nemlendiricim bittiğinde ben de bunu kullanmaya başladım. Çünkü kokusu çok güzel. Yapısı da güzel. Az da olsa güneş korunası da içeriyor. Makyaj altı için de ideal çünkü çok hafif insanı hiç rahatsız etmeyen bir yapısı var ve miktarı da gayet iyi uzun süre gidiyor. Bir tüp daha aldım elimdeki nemlendiricim bitince yine bununla devam edeceğim. Sevdim.

8. Max Factor dudak parlatıcısı ve yumuşatıcı. Bu aslında max factor kalıcı rujların yanında verilen rujun üzerine uygulanan bir yumuşatıcı ama ben bu ürünü rujdan bağımsız olarak kullandım ve sevdim.

9. Maybelline Affinitone Fondöten, yapısı ince örtücülüğü orta karar. hafif formüllü su bazlı bir fondöten. Severek uzun süre kullandım ama artık başka fondötenleri de denemek istiyorum. o yüzden uzun bir süre alacağım bir ürün değil ama aynı fondötenin matte serisini deneyebilirim.

Son zamanlardaki bitenlerim bu şekildeydi. Peki sizin son zamanlarda bitirip en sevdiğiniz ve en sevmediğiniz ürünler nelerdi?

9 Kasım 2014 Pazar

FLORMAR OJE - BABY BLUE & HOLOGRAPHİC SİLVER


Merhaba arkadaşlar,

Bugün sizlere tanıtacağım iki oje var. Bu ojelerin her ikisi de Flormar markasına ait klasik ojelerden 423 numaralı baby blue ve 392 numaralı holographic silver. Bu ojeleri bir erkek çocuğuna hamile olup da onun için düzenlediğim baby shower da konsepte uygun oje sürmek için almıştım. Mavi yaz aylarına çok yakıştığı için de yaz boyu epeyce kullandım. Zaten mavi, özellikle de bebek mavisi her zaman çok beğendiğim bir renk olmuştur. O nedenle de yaz haricinde diğer mevsimlerde de her daim maviyi kullanan, kullanabilen biriyim. Fakat mavi de güzel tonu yakalamak örneğin bir kırmızı renkte olduğu gibi kolay olmuyor. Daha az tonda mavi var. Çoğu marka daha koyu ve ışıltılı mavilere daha çok yer veriyor. Derken istenilen açık tonda ve pastel mavilere ulaşmak da kolay olmuyor. Fakat flormarın geniş renk yelpazesinde o tonlardaki mavilere ulaşmak biraz olsun mümkün ama yine de tam anlamıyla benim istediğim mavi diyemiyorum bu oje için yalnızca o anı kurtardı. Umarım bir gün ben de aradığım açık mavi renge ulaşacağım. Bunun için önerilerinizi bekliyorum. Gelelim yapısına. Birinci olarak tek katta kullanmak imkansız. Çizgi çizgi oluyor. Rengini de tam vermiyor. Hızlı kurumuyor. Çabuk soyulma yapıyor. İki kat uygulayıp mutlaka üzerine top coat geçmek gerekiyor. Fotoğrafta ojeyi pek iyi uygulayamadığımı görüyorsunuz. O da benim beceriksizliğim :) 

Diğer yüzük parmağımdaki oje ise nail art için, değişiklik arayanlar için, çok da abartılı olmasın ama azıcık da hareket lazım diyenler için her renge yakışacak türden harika bir holographic oje, özellikle de böyle mat ve pastel tonların yanında bu ojeyi kullanmayı çok sevdim. Kesinlikle çok kullanışlı olduğunu söyleyebilirim. Yapısı da harika. Tek kat ayrı güzel çift kat ayrı. Tamamen zevkinize uygun olarak bu ojeyi her şekilde kullanabilirsiniz ve her türlü de güzel olur. Tavsiye ediyorum. 
Sizin sevdiğiniz maviler ve holographic ojeler neler? Önerilerinizi yorum kısmına yazabilirsiniz sevgilerimle...

8 Kasım 2014 Cumartesi

SENDEN ÖNCE BEN - JOJO MOYES


Merhaba, 

Bugün sizlere tanıtacağım kitap, son zamanlarda epey popüler olan Jojo Moyes'in Senden Önce Ben isimli romanı. Bu roman da Lou ve Will kitabın iki baş kahramanı, çok duygusal bir kitap, gerçi hangi kitap duygusal değil ki her biri öyle ya da böyle bir yanımıza dokunuyor. Bu kitap da onlardan, her iki kahramanın da tasvirleri çok iyi yapılmış bütünüyle hikaye bir film gibi gözünüzün önünden akıp geçip gidiyor. Bir çırpıda okunabilecek türden insanı yormayan sürükleyici romantik dram tadında bir roman. Peki ben sevdim mi hayır. Belki sonu hoşuma gitmediği için belki de biraz fazla sığ bulduğum için...Netice de Jojo Moyes in diğer kitaplarını da okuma arzumu alıp götürdü bu kitap. Özellikle de böyle popüler olmasına hiç bir anlam veremedim. Çok da ilginç olan hiç bir şey yok bana göre sadece zaman geçirmelik bir kitap. Peki kitap kendini nasıl anlatmış bir de ona bakalım;


Birbirlerine aşktan başka verecek hiçbir şeyleri yoktu...

Yaşamın ince detayları Loudan sorulur. Otobüs durağıyla ev arasında kaç adım var? Çalıştığı kafeye gelip gidenler nasıl bir hayat yaşıyor? Parlak yeşil elbisenin altına ne renk külotlu çorap giyilir? Onda bu soruların hepsinin cevabı var. Kolayca mutlu olabildiği küçücük dünyasında bilmediği tek şey hayatın çok daha karmaşık soru ve cevaplarla dolu olduğu...

Geçirdiği motosiklet kazasıyla hayatı altüst olan Will uzun süredir karmaşık sorularla meşgul. Bu hayatta diğer insanları mutlu eden küçük şeyler ona biraz olsun keyif vermiyor. Çevresindeki tüm renkler birden griye dönmüş ve böyle bir umutsuzluk içindeyken yapabileceği tek şeyin hayatını sonlandırmak olduğunu düşünüyor.

Peki, asık suratlı, aksi ve geçimsiz Will, Lounun rengârenk yaşamıyla karşılaşırsa neler olur?

Mucizelere inanmıyorsanız durup bir kez daha düşünün...

İşte "Senden Önce Ben" böyle de umut verici bir tanıtım yazısına sahip. Eğer çok zamanınız varsa, tatildeyseniz ya da sadece kafa boşaltmak için okuyacaksanız tavsiye edebilirim. Hikaye basit ama gerçekçi. Benim söyleyeceklerim bu kadar.

Sevgilerimle...